KORDON KANI BANKASI

KORDON KANI BANKASI (SAKLANMASI) VE KÖK HÜCRE TEDAVİSİ
Bebeğin göbek kordonu plasenta (bebeğin eşi) aracılığıyla anne ve bebek arasında kan yani besin ve oksijen alış verişini sağlar. Doğumdan sonra bebeğin göbek kordonu kesilir ve göbek kordonunun kalan kısmı ile plasenta dışarıya kendiliğinden yarım saat içerisinde atılır. Bebeğin göbek kordonu kesildiken sonra kordon içerisinde kalan kana kordon kanı diyoruz, bu kanı özel yöntemlerle alıp saklama işlemine de “kordon kanı saklanması” yada “kordon kanı bankacılığı” diyoruz.

Kordon kanı kök hücre açısından oldukça zengindir. Kök hücreler insan vücudunda bulunan her türlü hücreye dönüşebilen ana hücrelerdir. Bu kök hücreler en çok bebeklikte bulunur ve yaş ilerledikçe sayısı azalır. Kök hücreler elbette sadece göbek kordonunda bulunmaz, bunun dışında kemik iliğinden ve damarlardaki kandan da elde edilerek çeşitli hastalıkların tedavisinde yıllardır kullanılmaktadır. Fakat en kolay ve fazla alınabileceği yer göbek kordonudur.

Bazı araştırmacılar sadece ailelerinde kemik iliği nakli gerektirebilecek hastalık öyküsü bulunan çiftlerin bebeklerinde bu uygulamanın yapılmasını savunmaktadırlar. Diğer bazı araştırmacılar ise kök hücre çalışmalarındaki hızlı gelişimi göz önünde bulundurarak herkesin bu alternatifi kullanmalarını önermektediler. İleride elde var olan kök hücrelerden yararlanılarak laboratuvar ortamında bunların farklı şekillerde kullanılabileceği olasılığı bu tür bir yaklaşımı desteklemektedir.

Kordon kanı nasıl alınır?
Bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonu bağlanır ve içindeki kan özel bir sistem yardımı ile torba içine toplanır. Bebek yada anneye herhangi bir müdahale yapılmamaktadır. İşlemin anne yada bebeğe bir zararı yoktur. Toplanan kan 36 saat içinde laboratuvara gönderilir. Burada kanın içindeki kök hüreler ayrıştırılarak özel yöntemler ile dondurulur ve saklanır. Normal ya da sezaryen ile olan doğumlarda uygulanabilir. Ne kadar fazla kan toplanabilirse o kadar fazla kök hücre toplanmış demektir. Bununla birlikte yaklaşık 50-100 mililitre kordon kanı alınması yeterli olmaktadır.

RİSKLİ GEBELİK

RİSKLİ GEBELİK (HAMİLELİK) , RİSKLİ GEBELİK UZMANI (PERİNATOLOJİ UZMANI, PERİNATOLOG)
YÜKSEK RİSKLİ GEBELİKLER VE TAKİBİ
Anne veya bebek ile ile ilgili bazı durumlar bir gebeliğin riskli gebelik (yüksek riskli gebelik) kategorisine alınmasını gerektirebilir. Anne ile ilgili durumlar gebelikten önce var olan bazı hastalıklar olabileceği gibi gebelik başladıktan sonra ortaya çıkan bazı hastalıklar da olabilir. Riskli gebelik olarak tanımlanan hamilelikler daha yakından ve dikkatli sıkı takip gerektirirler. Mümkün olan şartlarda bu gebeliklerin riskli gebelik uzmanları (perinatoloji uzmanı, perinatolog) tarafından takip edilmesi ve değerlendirilmesi sağlanmalıdır.

Riskli gebeliğe neden olan anne ile ilgili durumlar:
– Annenin sigara kullanıyor olması (miktarı az veya çok farketmeksizin)
– Annede gebelikten önce veya gebelik sırasında yüksek tansiyon (preeklampsi, gebelik zehirlenmesi) meydana gelmesi
– Annede gebelikten önce veya gebeliğe bağlı şeker hastalığı (diabet) gelişmesi
– Annede karaciğer, böbrek, guatr, romatizmal hastalıklar, epilepsi, psikiyatrik hastalıklar gibi hastalıklar bulunması
– Annede AIDS olması
– Anne yaşının 18’in altında veya 35’in üzerinde olması
– Annenin daha önce 3 veya daha fazla düşük yapmış olması
– Annenin daha önce intrauterin ex fetus (karnında bebek ölmesi) durumunu yaşaması
– Annenin aşırı zayıf veya aşırı şişman olması

YALANCI GEBELİK (PSEUDOCYESIS)

YALANCI GEBELİK (PSEUDOCYESIS)
YALANCI HAMİLELİK
Yalancı gebelik (Yalancı hamilelik, pseudocyesis) kişinin gerçekte hamile olmamasına rağmen karnında şişme, bulantı, kusma, adet görmeme, aşerme, göğüslerde hassasiyet, kilo alma gibi gebelik belirtilerini aynen yaşadığı bir psikolojik bozukluktur. Bu durum genellikle çocuk sahibi olmayı aşırı derecede isteyen ve üzüntü duyan kişilerde gerçekleşir. Hasta bebek hareketlerini hissettiğini bile söyler. İnsan psikolojisinin vucut üzerine ve fizyoloji üzerine ne kadar etkili olabileceğinin görüldüğü en açık durumlardan birisidir. İngiltere kraliçesi Mary Tudor bu durumun en ünlü örneğidir. Ayrıca köpek, kedi, fare gibi hayvanlarda da rastlanılan bir durumdur.

Yalancı gebelik gebelik takliti yapan kişilerden farklıdır. Gebelik takliti yapan kişiler gebe olmadıklarını bildikleri halde bazı nedenlerden dolayı kendilerini etrafa gebeymiş gibi gösterirler, yani rol yaparlar. Yalancı gebelikte ise kişi kendisinin gebe olduğundan emindir, buna gerçekten inanmıştır.

Tedavisinde psikiyatri uzmanından yardım alınmalıdır.